Ana Sayfa Sağlık 9 Ekim 2017 63 Görüntüleme

KIL DÖNMESİ NEDENLERİ PİLONİDAL SİNÜS TEDAVİSİ

KIL DÖNMESİ NEDENLERİ PİLONİDAL SİNÜS TEDAVİSİ ve AMELİYAT TEKNİKLERİ
KIL DÖNMESİ NEDENLERİ PİLONİDAL SİNÜS TEDAVİSİ

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) daha çok erkeklerde görülmekle birlikte kadınlarda da görülebilen derinin ve derialtının kronik iltihabi bir hastalığıdır. 20-30 yaş arasında görülme sıklığı artar. Kıl dönmesi yüzde ve diğer bölgelerde görülebilen batık gibi durumlarla karıştırılmamalıdır. Ense ve sırttan kuyruk sokumuna dökülen kıllar deri altına ilerleyip iltihabi bir durum oluşturur. Kıl dönmeleri özellikle kuyruk sokumu bölgesinde görülmekle birlikte nadiren de olsa göbek deliği, koltuk altı gibi bölgelerde de görülebilir. Kuyruk sokumu bölgesindeki hijyenin bozulması, bölgenin nemli olması ve sürekli travmaya maruz kalması hastalığın bu bölgede oluşmasına sebebiyet verir. Bu nedenle sürekli oturan ya da hijyen ile ilgili sıkıntı yaşayan şoför, asker, öğrenci gibi gruplarda daha sık görülür. Bölgenin hijyenin iyi sağlanması ve kuru tutulması oluşmasını önleyebilir. Lazer epilasyonun kıl dönmesi oluşumunu önlediği ise halen tartışmalıdır. Kıl dönmesi çoğunlukla o bölgede akıntı, şişlik ya da ağrılı apseler şeklinde bulgu verir.

Kıl dönmesi tanısı için muayene şarttır. Oluşan bir kıl dönmesi kendiliğinden iyileşmez. Uygulanan krem ve pomadlar ise tedaviye katkı sağlamaz. Şikayeti olmayan hastalar hijyenin artırılması, lazer epilasyon gibi yöntemlerle takip edilebilir.

Kıl dönmesi tedavisi olarak uygun hastalarda öncelikle ameliyatsız tedaviler (fenol enjeksiyonu gibi) denenir. Bu tedaviler hastaneye yatış gerektirmeden ayaktan yapılabilmektedir. Fenol enjeksiyonu gibi yöntemlerde iyileşme süresi 2-4 haftada olmaktadır ve 2-3 seans uygulanabilir. Başarı oranı ise hemen hemen cerrahi yöntemlere yakındır. Eğer ameliyatsız tedavilerden başarı sağlanamazsa çeşitli ameliyatlar uygulanmaktadır. Kıl dönmesinin yerleşimi, sayısı, ilerleme duruma göre bugüne kadar tanımlanmış 10’a yakın cerrahi yöntemden biri cerrah tarafından tercih edilir. O bölgenin çıkarılıp pansumanla iyileşmeye bırakılması eskiden daha çok tercih edilirken günümüzde yavaş yavaş terk edilmektedir. Bölgenin çıkarılıp bölgeye yakın bir deri parçasının bölgeye kaydırılmasının (flap yöntemi) bu hastalığın tedavisi için daha doğru bir yöntem olduğu gösterilmiştir. Uygulanan yöntemler sonrası hastalar cerrahının önerilerine harfiyen uymalıdır. Yoksa kanama, enfeksiyon, yaranın açılması gibi durumlar görülebilir. Uygulanan tedaviler sonrası tekrarlama mümkündür. Tekrarlamayı önlemek için yine kişisel hijyen, kıl temizliği, bölgenin kuru tutulması önemlidir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Son Haberler | Son Dakika