Ana Sayfa Sağlık 9 Ekim 2017 22 Görüntüleme

Meme Hastalıkları Tümörleri Kanserleri

Meme Hastalıkları Tümörleri Kanserleri haberimizde.
Meme Hastalıkları Tümörleri Kanserleri

Meme Hastalıkları Tümörleri Kanserleri haberimizde.

Fibrokistik hastalık

Kadınlarda meme dokusunun hormonal döngüye verdiği cevaptır ve iyi huylu lezyonlardır. Kadınların %75’inden fazlasında görülebilir. Muayenede ele gelebilir, adet döneminde büyüyüp küçülebilir beraberinde memede ağrı ve hassasiyet bulunabilir. Genellikle tedavi gerektirmez ama büyük kistler boşaltılabilir veya çıkarılabilir.

Fibroadenom

Memenin en sık görülen iyi huylu tümörüdür. Fibroadenom iyi sınırlı, mobil, ağrısız kitlelerdir. Çoğu zaman radyolojik görüntüsü tanı koymak için yeterlidir. Radyolojik ya da klinik şüphe halinde iğne biyopsisi ya da cerrahi biyopsi ile tanı konur. Hastanın yakın akrabalarında kanser varsa, fibroadenom boyutları büyükse, takipte büyüme ya da şekil değişikliği saptanmışsa, memede estetik kusur oluşturan deformiteye neden oluyorsa ve hasta, takip etmek istemiyorsa cerrahi olarak çıkartılır. Bunun dışında, biyopsiye gerek görülmeyen vakalarda 6 ay ara ile en az 2 yıl ultrasonografi ile kitlenin takip edilmesi, takipte büyüme ya da şekil değişikliği saptanması halinde cerrahi olarak çıkartılması önerilir.

Yağ nekrozu

Travmaya bağlı gelişebilir ancak bir çok zaman travma öyküsü bulunmaz. Mamografideki görüntüsü nedeniyle kanser ile karışabilir ama meme kanseri gelişme riski yoktur.

İntraduktal papillom

İntraduktal papillom memedeki süt kanalları içinde oluşan ve çoğu zaman meme başından kanlı akıntı ile karakterize lezyonlardır. Genellikle iyi huyludur, ancak memede özellikle çevresel yerleşimli ve çok sayıda olanlarda eşlik eden kötü huylu lezyonlar olabilir. Klinik/radyolojik şüphe halinde ve meme başı kanamaları can sıkıcı bir hal aldığında cerrahi olarak çıkartılmalıdır.

Sklerozan adenozis

Mamografideki görüntüsüyle meme kanseri ile karışabilir. Mikrokalsifikasyonlar nedeniyle yapılan telle işaretleme ve eksizyonel biyopsinin ardından en çok çıkan lezyondur. Malign potansiyeli yoktur.

Radial skar

Memenin klinik ve radyolojik olarak meme kanseri ile karışabilen lezyonlarıdır. Meme kanseri ile birlikte görülebilir, cerrahi olarak çıkarılması önerilir.

Memenin filloid tümörü (sistosarkoma filloides)

Histolojik olarak fibroadenomlardan çok zor ayırt edilir. Klinikte keskin sınırlı, mobil, sert, düzgün yüzeyli kitle olarak ele gelir. Tedavisi cerrahidir, lenf nodu metastaz oranı düşüktür.

Mastit

Genellikle emziren kadınlarda görülür.  Memede kızarıklık, şişlik, sıcaklık ile karakterizedir. En sık etken S. Aureus’tur. Çoğu zaman memenin pompa ve emzirme ile boşaltılmasını takiben tedaviye gerek kalmadan geriler.Uygun antibiyotik tedavisi ve abseleştiğinde cerrahi direnaj yapılır. Emzirmenin kesilmesine gerek yoktur.

DuktalEktazi
Süt kanallarının genişlemesidir. Başta emziren kadınlar olmak üzere sık görülür. Eşlik eden lezyon ve genişleyen kanalın duvarında başka lezyonlar olup olmadığı ultrasonografi ile değerlendirilir. Meme başından akıntı ve ağrı gibi yakınmalara neden olabilir. Eşlik eden lezyon varlığında ve yakınması olan hastalarda, genişlemiş kanal ya da meme başı arkasındaki tüm kanallar çıkartılarak tedavi edilir.

Meme kanseri

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser tipidir . 100 kadına karşılık 1 erkek meme kanserine yakalanmaktadır. Meme kanserinin en sık bulgusu memede kitledir. Bu nedenle her kadın ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmalı ve ara ara hekim muayenesine gitmelidir. 40 yaşından sonra her yıl rutin mamografi yapılmalıdır. Riskli hastalarda daha erken yaşta da kendi kendine meme muayenesine ek olarak meme ultrasonu ve MR ile takip yapılabilir.

Meme Kanseri Belirtileri

Memede kitle, sertlik ve düzensiz alan ele gelmesi, meme cildinde değişiklikler (Kızarıklık, ödem, ciltte çekinti, portakal kabuğu görüntüsü), meme başında çekinti, içe çöküklük, akıntı, egzama benzeri görünüm, tek memede meydana gelen ani büyüme, koltuk altında kitle ele gelmesi, olağan dışı ağrı ve hassasiyet (her adet dönemi öncesi görülenden farklı, yeni başlayan)

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Cinsiyet: Kadın cinsiyet başlı başına risk faktörü olup her 8 kadından biri bu hastalıkla karşılaşmaktadır.

Yaş: Yaşla birlikte meme kanseri görülme riski de artar. Özellikle 50 yaş sonrası bu risk artmaktadır. Ancak ülkemizde batılı toplumlara göre meme kanseri görülme yaşı daha düşüktür.

Daha önce memede risk artışına sebep olacak bir kitlenin bulunması: Memeye yönelik her cerrahi girişim riski arttırmamaktadır. Ancak bazı patolojik tanılarda (proliferatif hastalıklar, atipik epitel hiperplazileri gibi) meme kanseri riski normale göre 2-5 kat artabilmektedir.

Aile hikayesi: Özellikle birinci ve ikinci derece akrabalarında (anne, kardeş, teyze, anneanne gibi) meme kanseri bulunması, babada meme kanseri olması, her iki memesinde de kanser tanısı almış veya 40 yaş altında meme kanseri tanısı almış birinci derece akrabası olması riski arttırmaktadır. Tüm meme kanseri hastalarının %15-20’sini oluşturur.

Genetik: Ailede yoğun bir şekilde meme kanseri hikayesinin olması hastalığın genetik olarak aktarıldığını düşündürmelidir. Bu ailelere genetik çalışma yapılması önerilmektedir. Tüm meme kanseri hastalarının %5-10’unu oluşturur.

Daha önce meme kanseri tanısı ile ameliyat olmak. Karşı memenin riskini arttırmaktadır.

İlk adet yaşının 12 den önce olması riski arttırmaktadır.

Menapoz yaşının 55 yaşından sonra olması riski arttırmaktadır.

İlk canlı doğum yaşının 30’un üzerinde olması riski arttırmaktadır.

Emzirme süresi: Uzun emzirme süresi olmasının riski azalttığı düşünülmektedir.

Doğum kontrol ilaçları: Uzun süre kullanımda (10-14 yıldan daha uzun süre aralıksız kullanım) risk artmaktadır.

Menapoz sonrası verilen hormon tedavisi: Beş yıldan uzun kullanımda risk artar. Ancak her kadın için meme muayenesi, mammografi, ultrasonografi ve diğer risk faktörleri değerlendirildikten sonra karar verilmelidir. Riskli kadınlarda kullanımı önerilmemektedir.

Aşırı kilolu olmak riski arttırmaktadır. Yağ dokusundan östrojen üretimine bağlı risk artışı görülür.

Radyasyona maruz kalma: Özellikle genç yaşlarda maruz kalma riski arttırmaktadır.

Alkol alımı: Düzenli alkol tüketimi riski arttırmaktadır.

Memede Kanser Taraması

20 yaşından itibaren her kadın ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. Bu yaştan itibaren 2-3 yılda bir doktor muayenesi olmalıdır. Doktor muayenesi 40 yaşından sonra yılda bir yapılmalıdır.

Meme dokusunun yoğun olduğu, ortalama 40 yaş altında mamografinin değerlendirme başarısı azaldığı için, ailede meme kanseri öyküsü olan veya yüksek riskli gruptaki genç ve yoğun meme yapısı olan kişilerde manyetik rezonans görüntüleme (MRI) kullanılabilir.

Risk faktörü olmayan kadınlarda mamografi taramasına 40 yaşında başlanır, senede bir uygulanır. Klinik ya da radyolojik gereklilik halinde mamografiye diğer radyolojik tetkikler eklenebilir.  Öncesinde mukayese amaçlı bazal mamografi çekilebilir. Senede bir kez mamografi çekilmesi ile alınan radyasyon oranı düşüktür. Meme kanseri riski yaşla arttığı için kişi tarama merkezine gelebildiği sürece taramaya devam edilmesi önerilmektedir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Son Haberler | Son Dakika